Böbrek yetersizliği, damar hastalıkları, alkolizm, nörolojik hastalıklar, bel ve boyun fıtığı, zona gibi enfeksiyon hastalıkları nöropatik ağrıya neden oluyor.
Merkezi ya da çevresel sinir sisteminin hasar görmesi sonucunda ortaya
çıkan, 1994 yılında tanımlanan nöropatik ağrının, hastaların yüzde
40'ın da depresyona neden olmaktadır.
Merkezi ya da çevresel sinir sisteminin hasar görmesi sonucunda ortaya
çıkan süreğen ağrı olarak adlandırılan nöropatik ağrının, hastalar
tarafından batıcı, delici, saplanıcı, yakıcı, iğnelenme şeklinde
tanımlandığını belirtti. Hastalığın en olumsuz yanının, hastaların
yaşamında yarattığı işlevsel, fiziksel, psikolojik, duygusal ve sosyal
etkilerdir.
Nöropatik ağrı, sinir sisteminin herhangi bir yerindeki probleme
bağlı olarak ortaya çıkan fonksiyon kaybı olduğu, sıklıkla görülen
ağrının doktorlar tarafından teşhisinin zor olmaktadır.
Bu ağrı, her 10 kişiden birinde görülen ve oldukça yaygın ortaya çıkan
bir ağrı türü. Bazı hastalar vücutlarına sürülen pamukla bile çok
şiddetli ağrı çekiyor. Hastaların bir kısmı ağrı nedeniyle çalışamaz,
yürüyemez, uyuyamaz, hatta giysilerin yarattığı yanma hissiyle
giyinemez hale gelmektedir.
Böbrek yetersizliği, çeşitli damar hastalıkları, alkolizm, bazı
nörolojik hastalıklar, kanser, bel ve boyun fıtığı, zona gibi
enfeksiyon hastalıklarının nöropatik ağrıya neden olmaktadır.
Diyabetlilerin yüzde 51'inde sinir hasarı oluşmakta ve her 100 şeker hastasından 15'inin nöropatik ağrı çekmektedir.
Özellikle geceleri artan ağrıların uyku bozukluğuna, sosyal yaşamın aksamasına, depresyon ve gerginliğe yol açmaktadır.
Tedavisi;
Nöropatik ağrının tedavisi çok yönlüdür. Ağrı ile birlikte, buna neden olan hastalığın ve hastalarda oluşan,
depresyon, uykusuzluk ve konsantrasyon güçlüğünün de tedavi edilmesi
gerekmektedir.
19 Mart 2008 Çarşamba
Etiketler : Nöropatik Ağrı , Nöropatik Ağrının nedenleri , Nöropatik Ağrının belirtileri , Nöropatik Ağrının tedavisi