Çölyak, genetik kökenli bir hastalıktır. Bu hastalık buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarda bulunan ve pek çok gıdada (bisküvi, reçel gibi) kıvam verici madde olarak kullanılan, gluten adlı proteine karşı ince bağırsakta gelişen ve ömür boyu süren bir alerjidir.
Çölyak hastalığı için buğdaya
karşı bir alerji durumu diyebiliriz, yani buğdaya karşı tahammülsüzlük
diyelim. Alerji belki çok farklı algılanabilen bir kavram. Buğdayın
içinde glüten dediğimiz bir madde var, bu protein yapısında bulunuyor,
nişasta kısmında değil. Bazı kişilerde bu maddeye karşı son derece
tahammülsüzlük duyar.
Yıllarca ekmek, makarna, simit, bira vb.
buğday, arpadan yapılmış her türlü gıdayı sorunsuzca tüketen bir
yetişkinde bile birdenbire ortaya çıkabilir. Bisküvi, ekmek ufağının
ilk verildiği bebeklik günlerinde veya 80 yaşında da başlayabilir.
Çölyak hastalığı çok sessiz, silik olabileceği gibi ölüme dahi yol
açabilir.
Belirtileri:
Küçük çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, iştahsızlık, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda sadece kansızlık, boy kısalığı, kemik zayıflığı ve nedeni bilinemeyen karaciğer hastalığı gibi çok değişik belirtilerle de kendini gösterir.
Çölyak hastası olan kişiler buğdayda arpada çavdarda ve kesin olmamakla birlikte, yulafta bulunan ve gluten olarak adlandırılan bir proteine tahammül edememektedir.
Çölyaklı hastalar gluten içeren yiyecekler yediklerinde, onların bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar. Özellikle çok küçük ve parmak şekline benzeyen villus olarak adlandırılan ince bağırsaktaki emilimi sağlayan yapılar kaybolur (düzleşir ve görevini yapamaz hale gelir.)
Yiyeceklerdeki besinler bu villuslardan geçerek kan dolaşımı içine emilirler. Villuslar olmadan kişi; ne kadar yiyecek yerse yesin; beslenemez.
Vücudun kendi bağışıklık sistemine zarar vermesinden dolayı çölyak hastalığı oto-immün sistem rahatsızlığı olarak düşünülmektedir. Bununla birlikte, yiyeceklerin emilememesinden dolayı sindirim rahatsızlığı olarak da sınıflandırılabilmektedir.
Hastalık ayrıca gluten enteropatisi, celiac disease, celiac sprue, nontropical sprue ve gluten sensitive enteropathy olarak da bilinmektedir.
Tanı:
Basit kan ve idrar testleri ile görülemez.
Bu testler sadece hastalığın yan etkilerini gösterebilir. Hastalık özel
kan testleri olan ve ülkemizde de yapılabilen antigliadin (AGA),
antiendomisium antikor (EMA) testleri ile taranır. Varlığından şüphe
edilirse, kesin tanı için ince bağırsak biyopsisi yapılır. Bağırsak
biyopsisi üniversite hastanelerimizde çocuk ve erişkin gastroenteroloji
kliniklerinde yapılabilmektedir. Çölyak hastalığı tedavisi ömür boyu
sürecek bir diyet değişikliğini gerektirdiğinden, ince bağırsak
biyopsisi yapılmadan, hiçbir hastaya çölyak tanısı konmamalıdır.
Tedavisi:
Tanı konulduktan sonraki aşamada uyulması gereken tek tedavi yöntemi
ise size uzman hekim tarafından önerilen gluten içermeyen besinlerle
beslenmektir. Gluten buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunduğu için bu
gıdalardan ömür boyu uzak durmak gereklidir.
Çölyaklı kişiler normal ekmek, makarna, pasta, börek, bisküvi ve
benzeri çok sayıda gıdayı yememek durumundadır. Mısır unu, pirinç unu,
soya unu, patates unu gibi maddeler gluten içermediği için rahatça
tüketilebilir.
26 Nisan 2008 Cumartesi
Etiketler : Çölyak hastalığı nedir , Çölyak hastalığı nedenleri , Çölyak hastalığı belirtileri , Çölyak hastalığı tanısı , Çölyak hastalığı tedavisi